HABERLER
TÜKİYED Bünyesinde Kinoa Üretimi Yapan Çiftçilerin Ürünleri Toplanmaya Başlandı

Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Can Temizel bu yıl gelen ilk kinoa hasat haberlerinin ardından basın açıklamasında bulundu.

Tüm üreticilere bol bereketli ve kazançlı bir yıl dileyen Temizel, ''2017 yılı tüm mahsüllerde olduğu gibi dekar başı verimlerde kinoa üreticisinin de yüzünü güldürdü. Hem yılın hem de yapılan çalışmaların neticesinde üreticilerimizin elde ettiklerde bu yıl ortalamaların yüksek olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Tabi yıllardır sürdürdüğümüz çiftçimizi bilgilendirme çalışmalarınında payı çok büyük. Çiftçilerimiz kendi bireysel becerisini bizim yönlendirmelerimizle birleştirerek büyük işlere imza atmaya başladı. Bugünü daha iyi anlamak için biraz geçmişe gitmek gerekirse, geçmişte gerek tohum tercihleri gerekse tarım sezonu içerisinde yapılan eksik veya yanlış uygulamalar neticesinde kinoada verimler ortalamanın çok altında kalmaktaydı. Son birkaç yıldır 30'dan fazla çeşidi Tarım Bakanlığımızın destekleriyle tüm ülke genelinde deneme şansımız oldu. Tohum çeşitlerini bölgesel iklim koşullarına göre sınıflandırdık. Şuanda üretime 5 farklı çeşitle devam etmekteyiz. Aynı zamanda bu yıl 3 yeni çeşit daha başarı sergiledi. Onlarında tescil ve teyit çalışmaları devam ediyor.

Burada tohumun önemine dikkat çekmek istiyorum. Tarımda tohum demek 1 yıl demektir. Telafisi yoktur. Çiftçilerimizin maksimum oranda verim alabilmesi için her yıl tohumlarımızı ithal olarak getirmekteyiz. Ve bunun meyvesini son 2 yıldır yiyoruz. Tarladan hasat ettiğiniz ürünü tohum olarak kullandığımızda bitkinin yüksek melezleşme oranından kaynaklı kalite ve rekoltede ciddi düşüşler olmaktaydı. Sonuçta çiftçilerimiz bu ürünü daha fazla gelir elde etmek için üretiyorlar. Ama bu şekil yapılan üretimlerdeki netice malesef hayal kırıklığı yaratıyordu. Son 2 yıldır elit ve ari tohumlarla bunun üstesinden geldik.

Dikkat çekmek istediğim bir diğer nokta ise derneğimizin çiftçilerine sağladığı ücretsiz teknik hizmetler ve üreticiyi bilgilendirme çalışmaları. Bizim paydaşlarımıza karşı en önemli sorumluluklarımızdan biri onları üretim sürecince yalnız bırakmamak. Tüm sezon boyunca sürekli yanlarında olmaya gayret ediyoruz. Çünkü biz onların yanlarında olursak üretici verimini arttıracak, ürününün kalitesini arttıracak. Bu durumda da hem üretici hakettiği yüksek gelir imkanına kavuşacak hemde sanayici talep ettiği kalitede ürünü temin edebilecek. Bu konuyla ilgili 2016 üretim yılı öncesi bir çalışma başlattık. Bir STK olarak bu sorumlulukları yerine getirebilmemiz için başta personel gideri, yol, konaklama ve birçok masraf kalemleri için ciddi bir bütçeye ihtiyacımız vardı. Derneğimiz üreticilerinden ürün toplayan sanayici firmaları topladık, projemizi anlattık. Bize destek olun ki bunun meyvesini herkes yesin dedik. Sağolsunlar her firma kendi ölçeğinde taşın altına elini sokarak bize bu bütçeyi sağladı. Kendilerine de tekrar teşekkür etmek istiyorum, güzel bir çalışma oldu. Bizde işinde uzman kişileri gerek kendimize katarak, gerekse danışmanlık hizmeti alarak bünyemize kattık. Bugün geldiğimiz noktada 2 Yüksek Ziraat Mühendisimiz, 2 Ziraat Mühendisimiz, 6 Ziraat Teknikerimiz yıl boyunca çiftçimize hizmet veriyor. 10 kişilik bu kadroyu 2018 yılında 15'e çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca AR-GE çalışmalarımıza biri Perulu diğeri Hollandalı 2 danışmanımızla devam ediyoruz.

Bunun yanı sıra yıl boyunca lokal bilgilendirme toplantıları tertip ediyoruz. Ayrıca 2 yıldır İstanbul'da ulusal düzeyde kongreler düzenliyoruz. Bir diğer çalışmamızda mühendislerimiz kinoa tarımını ve sektörünü A'dan Z'ye anlatan kitapçıklar hazırladılar. Bunları da bizi arayıp bilgi talep eden üreticilerimize ücretsiz olarak gönderiyoruz. Dileyenler mail ortamında da bu kitapçıklara sahip olabiliyorlar. Aynı zamanda bu yıl Tarım Bakanlığımız tüm ülkedeki İl/İlçe Müdürlüklerine bu kitapçıkları gönderecek. Aynı çalışmayı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Odaları nezdinde tertip ediyoruz. Burada iki amacımız var; her bölgede bu işi bilen yetkililer yaratmak ve çiftçiyi yanlış yönlendirmelerden korumak. Çünkü özellikle internette kinoa tarımını bilmeyen ama atıp tutarak çiftçiyi yanlış yönlendiren ve sektörü manüpüle etmeye çalışan çok sayıda şahıs var. Üreticilerin bu şahıslara, firmalara veya sahte kuruluşlara karşın dikkatli olması gerekiyor. Çünkü siz ilk düğmeyi yanlış iliklerseniz geri kalanlarda yanlış iliklenmeye devam ediyor, yıllardır tecrübelerimiz bize bunu gösterdi.

Bu yıl kinoa üretiminde dekar başına verimlerde belirgin bir yükseliş var. Üreticilerimizin %80'ı sulamasız kıraç alanlarda üretim yapmasına karşın beklediğimiz rakamların çok üzerinde verim alındığını gözlemliyoruz. Bir üreticimiz geçtiğimiz günlerde derneğimize teşekkür ziyaretine geldi. Konya Cihanbeyli'de kıraç bir arazide 200 dekarlık üretim gerçekleştirdiler. Ürünlerini de Mersin'den bir firmamız satın aldı. Bu üreticimiz o arazide en iyi yılda 250 kilogram buğday aldıklarını, bu rakamın 100 kilogramlara kadar düşebildiğini söyledi. Şimdi rakamlarla konuşmak gerekirse bugün buğdayda 250 kilogram verim alıyorsanız desteğiyle beraber cebinize girecek para 260-270 lira. En kötü şartlarda 200-250 lira masraf yapıyorsunuz. Tamamen kısır döngü, zaten 250 kilogramın altı zarar yazmaya başlar. Ancak bu çiftçimiz bu yıl kinoadan ortalama 190 kilogram verim almışlar, 6,50 liradan ürünlerini pazarladılar. Yapılan masrafı düşünce cebine 900 liradan fazla net para kaldı. Böyle konuşunca hayal gibi geliyor ama hayır bu bizim yaptığımız işin gerçeği. O yüzden çiftçimiz yeniliklere açık olmalı. Bu kinoada olabilir başka bir üründe olabilir, ama araştırmacı olup fırsatları değerlendirmek bu dönemde çok önemli, aksi halde artık yerimizde bile sayma imkanımız yok.

Sulamasız arazilerde 250-260 kilogram verim alan üreticilerimizde var. Onlarda çok memnun, ama bu nitelikteki arazilerde ortalama verimlerin 220 kilogram seviyelerinde olduğunu görüyoruz. Sulanabilir arazilerde ise bu rakam daha yüksek. Bu yıl 400 kilogram sınırı aşan 10'a yakın çiftçimiz var. Genel ortalama ise dekarda 330 kilogram. 

Ürün fiyatları ise bu yıl geçen yılla paralel olarak ilerliyor. Tek değişen tüketim eğiliminin bu yıl çok keskin bir şekilde artması. Tabi bu durum sektör için pozitif bir gelişme. 2012'de henüz kimse kinoa nedir bilmezken sektörde faaliyet gösteren yalnızca 1 firma vardı, o da ürünü ithal getiriyordu. 2015 yılında derneğimizin faaliyete girmesi sonrası 5 firmayla çalışmaya başladık. Bunların hepsi bakliyat firmasıydı. Bugün gelinen noktada ise 8 yerli 3 yabancı firma dernek çiftçilerimizden ürün toplayıp işlemekte. Aynı zamanda başta un olmak üzere ekmek, pastane ve yan sektörlere de ürün çalışılmakta. Bu firmaların sayısı gün ve gün artmakta. 

Bu yıl fiyatlar temiz ürünlerde ortalama 6-6.5 bandında seyrediyor. Fiyatlamalar kalibrasyona göre yapılmakta. Çok iyi ürünlerde bu rakamın 8 liraya kadar dayandığını görüyoruz. Ama çok kötü ürünlerde, özellikle içerisinde yabancı ot tohumu, taş, kum, yaprak, sap gibi yabancı maddeler içeren ürünlerde bu rakamlar düşebilmekte. O yüzden üreticilerimize bir sorumluluk düşüyor, ürünü temiz bir şekilde teslim edeceğiz. Bugün nasıl ki diğer ürünlerde bu temizliği sağlıyorlar kinoada da aynını yapmaları gerekiyor. Yeni gelişen bir sektörde hızlı yol aldığımızı düşünüyorum. Bunlarda zaman içerisinde düzene girecektir.

Bu yılın ilk hasatları Adana, Mersin ve Hatay bölgesinden gelmeye başladı. Bu üreticilerimiz şubat ayının başından itibaren ekimi gerçekleştirebiliyorlar. Dolayısı ile daha erken hasat almaları söz konusu. Satın alma işlemlerimize de ilk bu bölgeden başlamış bulunmaktayız. Bölgede Türk gübre sektörünün önder firması olan Tekfen Holding / Toros Gübre büyük bir ekiliş gerçekleştirdi. Bu kurumun bölge çiftçilerine örnek olacağına inanıyoruz.

Ödemeler konusunda da 2 yıldır yürüttüğümüz kantar başında ödeme sistemimiz var. Ürün alımı yapacak firma üreticiyi bizzat yerinde ziyaret edip ürünü inceliyor, anlaşma sağlanıyor ve ürün yüklemesi yapılıp ücreti peşin bir şekilde ödeniyor. Bu yıl da sistem bu şekilde devam etti, önümüzdeki yılda devam edecek. Bu sayede üretici emeğinin karşılığını hemen alabiliyor, sektöre ve derneğimize duyulan güven artıyor.''

Önümüzdeki yıl dernek olarak bir strateji değişikliğine gideceklerini belirten Temizel, ''Kinoa özellikle son 1.5 yıldır oldukça fazla talep edilen bir ürün haline geldi. Öyle ki şuanda Türkiye'nin en büyük bakliyat firmalarından 2 tanesi sektöre girmek istiyor ancak ürün yetersizliği söz konusu. Bu yıla kadar üretim çalışmalarımızda her zaman üreticiyi ilk yıl küçük alanlarda üretim yapmaları yönünde yönlendirdik. Çünkü bir yandan bitkiyle ilgili çalışmalar devam ederken diğer yandan biz destek altyapımızı sağlamlaştırmalıydık. Üreticinin zarar etmesini hiçbir zaman istemedik, o yüzden küçük alanlarda bir deneme yapmalarını istedik. Ancak özellikle bu yıl gördük ki yapılan çalışmalar netice vermiş. İlk kez tarımı yapan çiftçiler dahi oldukça iyi verimler aldılar. 

Öte yandan bizim bu yönlendirmemiz neticesinde Türkiye'nin çok farklı bölgelerinde küçük alanlarda üretilen az miktardaki kinoalar bir sorun teşkil etti. Bir firma ürün toplamak istediği zaman bir kamyonu doldurabilmek için yeri geliyor 10-12 üreticiyi dolaşması gerekiyor. Bu da hem maliyeti hem operasyon sürecini uzatıyor. Firmaların ihtiyacı sanayi kanadını hızlı bir şekilde besleyebilmek yönünde. Çünkü sanayinin iyi işleyebilmesi devamlı ve hızlı bir şekilde hammadde ihtiyacının karşılanması gerekli. Bundan 2 hafta önce üzüldüğümüz bir olay gerçekleşti, bir firmamız yurtdışından 250 tonluk bir kinoa siparişi almış, bizleri aradı hemen ürün bulmamız lazım 1 hafta vaktimiz var diye. Ancak Böyle bir ürünü 1 ton 2 ton tek tek toplamak mümkün değil. Haliyle sipariş yetişmedi. Gerçi yapılan görüşmelerle 1 aylık bir süre daha alındı ama anlık müdahale çok önemli. 

Bu yıl şimdiye kadar dizginlediğimiz büyük üreticilerin de önünü açacağız. Tabi ki 10-20 dekarlarda üretimler devam edecek ama, 100-200-500 dekarlı üretimlerin yaygınlaşmasını sağlayacağız. Çünkü hızlı ve kazançlı bir pazar var ve biz çiftçimizin bu pastadan hakettiği payı, aslan payını almasını istiyoruz.

Son olarak eklemek istediğim Bakanlığımızın kinoa konusunda çok titiz ve fedakar çalışmalar yürütmekte. Yeni Bakanımız Sayın Fakıbaba'ya bir ziyaret gerçekleştirdik, gelişmeleri aktardık. Biliyorsunuz derneğimiz ülkemizde kinoanın ÇKS'ye dahil edilmesi, TARSİM'e dahil edilmesi, kinoanın Tıbbi Aromatik Bitkier sınıfına alınması konusunda çalışmalar yapmıştı. Özellikle Tıbbi Aromatik Bitki sınıfına alınması bu tür bitkilerde dekara 100 lira İyi Tarım desteğinin alınması konusunda çok sevindirici olmuştu. Bu yılda Sayın Bakanımızdan mazot-gübre ve ürün bazlı destekleme talebimiz oldu. Kendileri çalışmanın yapılacağını belirtti. Bu süreci de yakinen takip etmekteyiz. 

Aynı zamanda bu yıl ilk kez Tarım Kredi Kooperatifleriyle beraber dernek çiftçilerimizden ürün toplanması adına çalışma başlattık. Önümüzdeki yıl buna devam edeceğiz. Ayrıca Bakanlıktaki temaslarımızda TMO'nun yine ürün toplaması yönünde taleplerimiz oldu. Çünkü ürünler tek lokasyonda toplanırsa maliyetleri düşürme ve toplu ürün alınması yönünde bize çok fazla artısı olacak. Bununla da ilgili çalışmalar devam ediyor. Ben sürecin olumlu görüyorum. Buradan da kısa zaman içinde bir netice elde edeceğiz.

Ben tüm çiftçilerimize bereketli ve bol kazançlı bir yıl diliyorum. Bizlerin yardımcı olabileceği bir konu olursa gerek telefon ile gerekse İstanbul'da ki merkezimize her zaman kendilerini bekliyoruz. Teşekkür ederim.'' şeklinde açıklamalarını yaparak basın toplantısı sona erdi.

 

Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği ©2017 Tüm Hakları Saklıdır.
İşte Kobi Hazır Web Sitesi