logo

Kinoa Tarımı Nasıl Yapılır?


ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜREN KİNOA BİTKİSİ'NİN TARIMI HAKKINDA BİLGİLER

Güney Amerika'da binlerce yıldır pirinç ve buğdayın yerini tutan, hem pilav gibi tüketilebilen hem de un haline getirilip çok geniş bir alanda tüketilebilen kinoa aynı zamanda ilaç endüstrisinde de kullanılmakta. Yüksek fiyatlardan alıcı bulan kinoa üreticilere dekarda 2000 TL'ye varan getiri sağlamakta.

 

2016 YILINDA KİNOA ÜRETİMİ YAPAN ÇİFTÇİLERİMİZDEN ALIMLAR DEVAM ETMEKTEDİR. DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN...

kinoa tohumu

 

BUĞDAY ÜRETİCİSİ KİNOA TARIMINA HİÇ YABANCI DEĞİL!

Kinoa bitkisi tarımsal anlamda buğdayla oldukça ortak noktalara sahiptir. Aynı buğday gibi ekilen kinoa bitkisi çok daha kısa sürede hasada gelmekte ve yine buğday aparatlı biçerdöverler ile hasat edilmektedir. Tek farkı ekimi kıştan değil mevsim şartlarına göre Şubat-Mart-Nisan aylarında yapılmaktadır. Ortalama 120 günde hasat alınmaktadır.

 

 

DÜNYADA KİNOA TÜKETİMİNDE PATLAMA

Çok değil 2000'lerin başına kadar kinoa çok fazla tanınmayan bir bitki iken Amerika ve Avrupa kaynaklı bazı üniversitelerin üzerinde yaptıkları araştırmalarla ortaya koydukları yüksek ve nitelikli protein yapısı, gluten içermemesi, zengin mineral yapısı gibi özellikleri sayesinde kinoa sofralarda yer bulmaya başladı. Kendine özgü yumuşak tadıyla aslında bulguru andıran kinoa aynı zamanda pirinç tüketen toplumlarda da bıraktığı hoş ve çıtır tadıyla hızlıca kabul gördü. Zamanla mutfağı hızla genişleyen kinoadan bugün pilav, salatalar, türlü, sebze yemekleri hatta tatlılar bile yapılıyor. Avrupa gibi sağlıklı beslenmeye önem veren ülkelerde bebek mamalarının yerine aileler çocuklarına kinoa yediriyor. Çünkü kinoa nitelikli protein yapısıyla zihinsel gelişimde önemli katkı sağlıyor.

 

KİNOA'DA FİYAT PATLAMASI - 2013 DÜNYA KİNOA YILI

Faydaları çok bilinmediğinden bir zamanlar Güney Amerika'da fakir yemeği olarak kabul gören kinoanın  2013 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ''Dünyayı Kurtaracak Bitki'' olarak lansmanı yapıldı. Hemen ardından ilan edilen ''Dünya Kinoa Yılı' neticesinde tüm dünyada neticesinde tüm dünya gözünü bu yeni bitkiye doğrultmuş oldu. Birleşmiş Milletler tarafından bu denli önemle arz edilmesinin sebebi ise dünyanın birçok bölgesinde yapılan deneme üretimlerinde (Buna Türkiye'de dahil) bitkinin başarıyla yetişmesi, azalan su kaynaklarına karşın kinoanın çok zorlu ve kurak şartlarda dahi yetişebilmesi ve tarımının buğday gibi oldukça kolay olması sebep gösteriliyor.

 

Ancak 2013 yılının Dünya Kinoa Yılı ilan edilmesinden sonra hali hazırda artan tüketimde resmen bir patlama gerçekleşti. Bazı ülkeler sağladığı yüksek enerji ve tokluk hissinden ötürü kinoayı ordularında asker kumanyası olarak kullanmaya başlarken, Japonya gibi binlerce yıldır pirinç tüketen ve geleneklerine oldukça bağlı olan ülkeler bile devlet eliyle çocukların kinoa tüketmesi gerektiği yönünde çalışmalar yürütmeye başladı.

 

Artan kinoa taleplerine bu ürünün ana yetiştiricileri olan Peru ve Bolivya cevap vermekte zorlanırken geçmişte çiftçilerden 0.50 Dolar Cent fiyatla alınan kinoanın fiyatı bir anda 4 Dolar seviyelerine çıkmış oldu. Halen ihtiyaç duyulan kinoa miktarından çok daha düşük miktarlarda üretilen kinoa fiyat anlamında elini çabuk tutan üreticilerin yüzünü bir süre daha güldüreceğe benziyor.

 

 

ÜLKEMİZDE KİNOA ÜRETİMİ

Kinoa bitkisi ülkemiz tarımı için henüz çok yeni bir bitki olmasına rağmen derneğimizin 2 yıldır sürdürdüğü çalışmalar neticesinde ülkemizin bir çok bölgesinde üreticilerimiz için ciddi bir alternatif haline gelmeye başlamıştır. Kinoa bitkisi verimli tarım arazilerinin yanı sıra kurak, tuzlu gibi olumsuz toprak koşullarında dahi yetişebilmektedir. 17 farklı üniversite ve bölgesel çiftçilerle yürütülen çalışmalar neticesinde ülkemiz için uygun olan 5 farklı tohum çeşidi belirlenmiştir. Bu çeşitler yalnızca derneğimiz tarafından temin edilebilmektedir.

 

2015 yılında derneğimiz önderliğinde tüm Türkiye'de 1800 dekar alanda başlayan ticari boyutlardaki üretim 2016 senesinde 6000 dekarı aşmış ancak 2017 senesi için hem alım yapan firmaların talepleri üzerine 30000 dekarı aşması öngörülmektedir. Geçtiğimiz yıllarda üretim yapan üreticilere toplam 15000 dekarlık bir üretim alanı ayrılması, yeni başlamak isteyen üreticilerden gelen yoğun istekler doğrultusunda ise geri kalan 15000 dekarlık alanın bu üreticilere ayrılması planlanmıştır. Ancak kesin olmamakla beraber 2016 yılında olduğu gibi gelebilecek yeni taleplerle bu rakam daha yukarıya çekilebilir.

 

Derneğimiz yaşanan yüksek taleplerden ötürü 2015 ve 2016 yıllarında Titicaca, Carmen, K-521 gibi derneğimizin kullanmadığı çeşitlerinde çiftçilerden alımını gerçekleştirmiş ancak bu çeşitlerin gerek görünüş, gerek tat gerekse pişme süreleriyle alakalı standart normlara uymamasından ötürü 2017 senesinde alımlarını tamamen durdurmaya karar vermiştir.

 

KİNOA ÜLKEMİZ İKLİM KOŞULLARINA ÇOK UYUMLU

Kinoa deniz seviyesinden 3200 metre rakıma, ülkemizde görülen Akdeniz ikliminden Bozkır iklimine, kurak bölgelerden nemli ve yağışlı bölgelere kadar geniş bir alanda başarıyla yetiştirilmektedir. Nitekim 2015 Kasım ayında Kopenhag'da görüşme yaptığımız Dünya Kinoa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sven Eric Jacobsen İspanya, İtalya ve Türkiye'yi kinoa yetiştiriciliği için en uygun ülkeler olarak gördüklerini ifade etmiştir.

Ülkemizde alınan verimler kıraç arazilerde 250 kilogram/dekarı bulurken bu rakam iyi bir bakım ve yetiştiricilik ile 350 kg/da aşabilmektedir. Kinoanın küresel üretimi %90 oranında Güney Amerika'dan karşılanırken makinalı tarıma uygun olan bu bitki 10.0000 yıldır tarım yapılan bu coğrafyanın üreticileri tarafından başarıyla üretilmeye başlanmıştır. 

 

DÜNYADA DEĞİŞEN TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI ÜRETİCİNİN YENİ BİTKİ DESENLERİYLE TANIŞMASINI ZORUNLU KILIYOR!

Yakın zamana kadar insanoğlunun beslendiği gıda ürünleri bir elin 5 parmağını geçmez herkes tek düzen beslenirken bugün market raflarına baktığımızda bakliyat anlamında birbirinden farklı onlarca ürün görmemiz mümkün. İşte bu noktada bu değişimi takip eden üreticiler artık belirli fiyatlarla sınırlanmış emeğin karşılığını istenen ölçüde veremeyen geleneksel tarım ürünlerinden uzaklaşarak kendilerine alternatif ve kazançlı üretim kanalları açıyorlar. Bu örnekler ülkemizde çok kısıtlı olmasına rağmen bugün ''Gelişmiş Tarım Ülkeleri'' olarak tabir edilen Hollanda, Avustralya gibi ülkelerin önder çiftçileri bu tür yenilikleri çok yakinen takip etmekte üretim modellerini sürekli güncellemektedirler. Buna en iyi örnek 3 milyon kayıtlı çiftçisi bulunan Türkiye'nin yıllık tarımsal ürün ihracatından 12 milyar USD gelir etmesine karşılık yalnızca 300.000 kayıtlı çiftçisi bulunan ve toprak genişliği Marmara Bölgesi kadar olan Hollanda'nın 112 milyar USD tarımsal ürün gelirinin olması olarak verilebilir.

 

BİLİNÇLENEN TOPLUMLAR TERCİH ETTİKLERİ GIDA ÜRÜNLERİNİ VÜCUTLARINA YAPTIKLARI YATIRIM OLARAK GÖRMEYE BAŞLADILAR!

Kinoa yapısında yüksek oranda protein içermekle beraber (%14-21 arası) aynı zamanda vücudumuzun temel yapı taşları olan ve dışarıdan gıdalar yoluyla aldığımız 8 farklı aminoasidin tamamını bünyesinde barındırmaktadır.  Buna ek olarak bugün bir çok kanser hastalığını tetiklediği kanıtlanan bir protein dizilimi olan ''Glüten''i içermeyip demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi minerallerle beraber A, B, C, D, E ve K vitaminlerini ihtiva etmektedir. Tabiri caizse yükte hafif pahada ağır olan bu mucizevi bitki NASA tarafından astronotların beslenmesinde kullanılmakta, diyetisyenlerin ilk önerisi olmakta ayrıca dünya genelinde tüketimi her yıl kat ve kat artmaktadır.

 

Derneğimizin Türkiye’de yapılan kinoa üretimlerinde çiftçimizin maksimum seviyede rekolte almasına ve pazarın istediği ölçekte tane kalitesine sahip ürünler yetiştirerek yüksek kazanç elde etmesine yönelik olarak hazırladığı bu doküman uzun yıllardır elde edilen saha tecrübelerine dayanarak hazırlanmıştır.

 

Hazırlanan bu doküman yalnızca derneğimizin dağıtımını yaptığı ve bugün raflarda gördüğünüz kinoa çeşitlerinin üretim sürecini anlatmakta olup, ‘’Kinoa Üretiminde Tohumluk Seçimi’’ başlığında konu edilen üretimini sürdürdüğümüz çeşitlerin üretim periyoduyla ilgilidir.

 

KİNOA’NIN TOPRAK ve İKLİM İSTEĞİ

 

Kinoa bitkisi çok fazla toprak ayırmamasıyla beraber drenajı iyi olan kumlu, tınlı, humuslu, kireçli, milli tüm toprak yapılarında rahatlıkla yetiştirilebilmektedir. En iyi yetişme kabiliyeti gösterdiği pH aralığı 5.5-8 arasındadır. Tuzlu topraklara karşı direnci diğer tarla bitkilerine nazaran oldukça yüksektir.

 

  • Kurak-sıcak (Ağırlıklı Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu'nun bazı kesimleri),

  • Ilıman (Ağırlıklı Akdeniz, Ege ve Marmara'nın kıyı kesimleri),

  • Yağışlı(Özellikle Doğu Karadeniz,

  • Doğu Marmara, Kuzey Trakya, Ege'nin iç kesimleri),

  • Soğuk ve kısa sezonlu (Doğu Anadolu ve Yüksek kesimler),

  • Gece gündüz sıcaklık farkı çok olan bozkır iklimleri (İç Anadolu ve orta yükseltideki kesimler) 

için ayrı çeşit kinoa türleri kullanılmaktadır.

 

Kinoa bitkisinin tohumlarının çimlenmesi +2°C’de gerçekleşmektedir.(Bu sıcaklık bazı mısır çeşitleri için +8°C, ayçiçeği için +10°C’dir.)

Bitki ilk 55 günlük periyotta don, kırağı gibi iklimsel olaylara karşın çok büyük dirence sahip olmakla beraber pancardan daha iyi dirayet göstermektedir.

 

Bu süreçte -8°C’ye kadar dayanım sağladığı gözlenmektedir. 55 ila 85 gün arası bitkinin tozlaşma dönemi olup bu süreçte en sevdiği gündüz sıcaklıkları +18°C ila +30°C aralığıdır.

 

Bitki ilk 80 günlük periyotta suyu seven ancak kıştan çıkış ve erken bahar döneminde ekime müsait bir mahsul olduğundan ötürü su ihtiyacını ülkemiz iklimsel yapısında bahar yağmurlarıyla karşılayabilmektedir.

 

NOT: Bitkinin Birleşmiş Milletler tarafından ‘’Dünyayı Kurtaracak Bitki’’ olarak lanse edilmesinin sebebi birbirinden çok farklı yapıdaki topraklarda aynı kalite ve verimde yetişme kabiliyetidir.

 

 

KİNOA'DA TARLA HAZIRLIĞI (KIŞTAN)

 

Kinoa bitkisinin ekileceği tarlada ilk hazırlık kıştan yapılması toprağın havalanması ve yabancı ot kontrolü için faydalı olmaktadır. Tarla hazırlığındaki ilk işlem; bir önceki yıl üretilen kültür bitkisinin hasadından hemen sonra dipkazan, tiller gibi derin toprak işleme yapan aletler ile yapılmalıdır. Bunun sebebi ise;

• Derin yapılan işleme ile toprağın su ve hava tutma kapasitesi arttırılır. Toprağın kaba bir yapıda olması ve kinoa ekiminden önce yüzeysel işlemede kolaylık sağlanır.

• Toprağın bozulan mikro ve makro organizma faaliyeti kış ayları öncesinde toprağın derin işlenmesiyle ilkbahar aylarına kadar düzene girer. Böylece bir önceki yılın kültür bitkisinin artıkları toprakta organizmalar tarafından parçalanıp ayrıştırılmış olur.

• Toprak işlenmiş olacağından kış aylarında tarlada yabancı ot oluşumu önemli ölçüde azalacak, ekim öncesi, yani ilkbaharda yabancı ot problemi minimum seviyeye inecektir.

 

KİNOA'DA TARLA HAZIRLIĞI (EKİM ÖNCESİ)

 

Ekim öncesindeki tarla hazırlığında ise kesinle derin veya devirerek toprak işleyen aletler kullanılmaması gerekmektedir. Toprak tavlı yapıda iken yüzeyden işleme yapmak, toprağın alt üst edilip tavını kaybetmemesi için önemlidir. Toprak üstten, kültivatör, hafif goble, tırmık gibi ekipmanlarla olabildiğine inceltilmelidir. Kinoa tohumları uygun hazırlanmamış (kesekli, yeterince inceltilmemiş) tarla koşullarından ötürü çıkış problemi yaşayabilmektedir. Tarla hazırlığı mısır, ayçiçeği ve pamuğa benzemekle beraber susamdaki gibi daha ince işçilik gerektirmektedir.

 

KİNOA'DA TABAN (TOPRAK) GÜBRESİ

 

Yapılan toprak analizine veya toprağın ihtiyaç durumuna göre kompoze gübrelerden dekara;

  • 20 ila 25 kg 20-20-0

  • 23 ila 28 kg 15-15-15

  • 20 kg 18-46 DAP

Gübrelerinden biri tercih edilebilir.

 

KİNOA'DA EKİM DERİNLİĞİ

 

 

Kinoa tohumları ortalama 2 mm çapında küçük bir yapıya sahiptir. Tohumların ekimi olabildiğince yüzeysel, kesinlikle derine düşürülmeden yapılmalıdır. Tohumların 1-1.5 cm derine düşürülmesi hem bitkinin çıkışta sorun yaşamaması hem de kuruda kalıp zayi olmaması adına en ideal derinliktir.

 

KİNOA'DA EKİM MESAFESİ

Yeni ıslah edilen ve derneğimizin 2016 yılında denemelerini tamamlayıp 2017’de üretimini yürüteceği çeşitler geçmiş yıllarda üretimini yaptırdığımız çeşitlerden farklı olarak karık arası bırakmadan aynı buğdayda ki gibi sık bir ekim istemektedir. Ekim 13-14cm aralığa ayarlı buğday-hububat mibzeriyle gerçekleştirilir. Sıra üzerinde ise tane bırakma aralığı 4-5cm olacak şekilde ayarlanmalıdır.

 

2. GÜBRELEME

 

 

Bitkiler 10-12 yapraklı evreye geldiklerinde azot gereksinimi ön plana çıkar. Bu aşamada dekara;

12 kg Üre

Kullanımı gerekmektedir. Gübre serpme makinaları (separatör – halk dilinde fırfır) veya el ile saçarak uygulama yapılabilir.

 

Bitki 10-12 yapraklı durumdayken yapılan Üre takviyesi istenilen neticeyi vermez ise bu uygulamadan 20 gün sonra ikinci bir gübreleme yapılabilir. Bu aşamada ekstra 8 kg Üre uygulanabilir. Bu uygulama tamamen opsiyonel olup yapılması şart değildir. Resimde ilk gübrelemeye iyi cevap veren alanlar kırmızı şerit ile işaretlenmiştir. Diğer bölgeler ise arazinin alacalı zayıf olmasından kaynaklı ikinci gübrelemeye ihtiyaç duymaktadır.

 

KİNOA'DA ZARARLIYLA MÜCADELE

 

Ülkemizde yapılan kinoa üretimlerinde şimdiye kadar rastlanan zararlılar;

•İlk 1 ayda: Bozkurt, Yaprak Piresi, Yaprak Biti,

•45-50. günden itibaren: Süne, Kımıl ve Yeşilkurt olmuştur.

 

 

 

KİNOA'DA SU İHTİYACI

 

Kinoa bitkisi erken bahar bitkisi olup derneğimizin dağıttığı tohum çeşitleri ekiminden 110 ila 130 gün arasında hasada gelmektedir.  Şubat ve mart aylarında ekilen bitki bahar yağışlarından su ihtiyacını karşılamakta, yağışların bittiği Haziran ayında hasada dönmektedir.

Ancak mayıs gibi geçe kalan ekimlerde damlama, yağmurlama gibi metotlarla bitkinin ihtiyacı doğrultusunda sulama yapmak gerekir. Bitkinin su ihtiyacı mısırın 3’te 1’i olarak düşünülebilir.

 

KİNOA'DA HASAT

 

•Bitkilerdeki alt yapraklar sararıp düşmeye başladıktan sonra yaklaşık 1 ay sonra hasat dönemi başlar.

•Bitkiler turuncu renge büründüğünde, salkımlar elle ufalandığında taneler ele geliyorsa bitki hasada gelmiş durumdadır. Diğer bir deyişle tane nemi %15-16 seviyelerinde biçime başlanır.

•Biçimde buğday aparatlı biçim makinaları kullanılabilirken, elekler, balaban, rüzgarlık ayarları operatör tarafından yapılmalıdır.

•Derneğimizin sağladığı tohum çeşitlerinden çıkan kinoalar 75-77 hekrolitreye sahiptir.

•Tane verimi 220-310 kg/da arasında gerçekleşirken ortalama 250 kg bandında verim alınmaktadır. Ancak yapılacak ek sulamalarla beraber bu rakam dekarda 450 kilogramları bulabilmektedir.

 

KİNOA'DA DEPOLAMA ve SAKLAMA KOŞULLARI

 

Ürün hasat edildikten sonra mümkün mertebe çer-çöpten ayıklanmalıdır. Bunun için basit kum elekleri kullanılabileceği vibratörlü eleklerde kullanılabilir. Ardından ürün kurutmaya sokulmalı, eğer kurutma makinası yok ise serilerek nem oranı %12’ye düşene kadar kurutulmalıdır.

Aksi halde çöpünden ayıklanmamış ürünün rutubeti düşmez ve kendi içerisinde kızışmaya başlar. 1 hafta gibi kısa bir sürede ürün zayi olup, mantar, böcek, küf gibi zararlı oluşumu olur.

Kurutulan ürün 50 kg’lık çuvallara konulmalı, serin ve kuru bir yerde muhafaza edilmelidir.